Gündem
Giriş Tarihi : 16-03-2021 12:10   Güncelleme : 16-03-2021 12:10

Halepçe katliamı insanlık adına utanç vesikasıdır...

Halepçe katliamı insanlık adına utanç vesikasıdır...

Emperyalist güçlerin coğrafyamızı işgal ve talan etmeyi amaçlayan kanlı oyunlarının bir parçası olarak, 16 Mart 1988’de Halepçe’de binlerce mazlum insan katliama maruz kaldı. Bugün, insanlığın utanç vesikası olarak tarihin hazin sayfaları arasına eklendi.

Sekiz yıl süren İran-Irak savaşının son yılında, 1988’de, 40 bini aşkın insanın yaşadığı Halepçe, beş gün boyunca savaş uçakları tarafından bombalandı, top ateşiyle yerle bir edilerek katliam yapıldı.

İnsanların birçoğu kuzeydeki dağlara kaçmış, geride kalan kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan binlerce insanın üzerine, o zamana kadar görülmedik bir vahşetle, hardal ve siyanür bombaları atılmıştır. Zehirli gaz esintilerinin ulaştığı her canlı, yaprak gibi dökülmüş, en az 5 bin insan feci şekilde can vermiş, 15 bin kişi ise yaralanmıştır.

İnsan hakları söylemini dilinden düşürmeyen batılı devletlerden de, böyle olayları önlemek için kurulmuş Birleşmiş Milletler’den de hemen hiçbir tepki gelmemiştir. Sömürge zihniyetiyle birlikte insanlığın da sağır, kör, dilsiz olduğu o gün bu katliam utanç vesikasına dönüşmüştür.

Halepçe katliamı, dünyanın gözü önünde, tarihe kara bir leke ve insanlığın utanç sayfası olarak geçmiştir. Katliam haberi gizlenmiş, günlerce bilgi alınamamıştır. Dünya kamuoyu, günler sonra bölgeye intikal eden ‘Sınır Tanımayan Doktorlar’ vasıtasıyla katliamdan haberdar olmuştur. Bu arada çoğunluğu Kürt olmak üzere 500 bin kişi dağları aşarak Türkiye’ye sığınmıştır.

Bu zalimce, vahşice olayın etkileri bölgede hâlâ birçok ölümün sebebi olmaya devam etmektedir. Üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen emperyalist devletlerin tezgâhlayıp uyguladıkları soykırımların vicdanları parçalayan acı hatıraları biraz olsun hafiflemeden, daha ağır, daha sinsi ve daha hain planlarla, bölge insanının kaderi karanlığa mahkûm edilmek istenmektedir. Terör, vekâlet savaşları ve mezhep kavgalarının Irak’ın gençlerini ve geleceğini yemeye devam ediyor olması, ümmet ve insanlık vicdanı adına acılarımıza yeni acılar eklemektedir.

Eğitim-Bir-Sen olarak, her türlü zulüm ve haksızlığa karşı bütün insan hakları ihlallerini şiddetle kınıyor, kime uygulanırsa uygulansın tüm katliamları lanetliyor, bütün insanlar için hak ve adalete dayalı bir dünya düzeni temenni ediyoruz.

İbrahim Coşkun 
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Bşk.